CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, bakanlığa kadın cinayetleri ve aile içi şiddetin nedenlerine ilişkin soru önergesi vermişti. Bu önergeyi yanıtlayan bakanlık, cevap metnine Türkiye’de kadın cinayetlerinin sebeplerine yönelik doğrudan yapılmış resmi bir araştırma bulunmadığı itirafıyla başladı.
Bakanlık, çok sayıda gerekçe saydığı metinde şöyle dedi: “Türkiye’de kadın cinayetlerinin sebeplerine yönelik doğrudan yapılmış resmi bir araştırma bulunmamakla birlikte, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan ‘Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’ tarafından hazırlanan rapora göre çok boyutlu bir sorun olan kadına yönelik şiddet, literatürde farklı disiplinlerce yapılan analizler sonucunda yoksulluk, işsizlik, göç ve (çarpık) kentleşme gibi olgularla ilişkilendirilmektedir.”
Açıklamada, kadına şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle hiçbir biçimde ilişkilendirilmemesi dikkat çekti.
Açıklama şöyle devam etti: “Toplumsal yapıya dayalı faktörlerin yanı sıra kadınların erkeklere ekonomik olarak bağımlı olmaları, kadınların kaynaklara erişiminin yetersiz olması, eğitim imkanlarına erişimde karşılaşılan sorunlar, kayıt dışı ve/veya düşük ücretli/prestijli işlerde istihdam veya istihdam imkanlarının sınırlılığı, yoksulluk, işsizlik kadına yönelik şiddetin ekonomik nedenleri ve risk faktörlerini oluşturmaktadır.”
Bakanlık, çocuklukta aile içi şiddet öyküsünün olmasının şiddetin uygulanmasında da önemli bir etken olduğunu vurgulayarak,“Buna göre çocukluğunda şiddete maruz kalmış ya da annelerine şiddet uygulandığına tanık olmuş erkeklerin yetişkin olduklarında, şiddet uygulama ihtimali genellikle yüksektir” dedi.
Bakanlık, Türkiye genelinde 2013, 2014 yılları ve 2015 yılının ilk altı ayında her yıl daha fazla kadın cinayeti gerçekleştiğini de kaydetti.
Bakanlık hem Jandarma Genel Komutanlığı hem de Emniyet Genel Müdürlüğü verilerini paylaştı. Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre ölen kadın sayısı 2013’te 62, 2014’te 61, 2015’in ilk altı ayında ise 52.
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre ise 2013’te ölen kadın sayısı 113, 2014’te 133, 2015’in Ocak-Haziran döneminde 59. Bu verilere göre 2013’te öldürülen kadın sayısı 175, 2014’te 194, 2015’in ilk altı ayında ise 112.
Bakanlık, ilginç bir bilgiyi daha paylaştı. Kadına şiddetle mücadelede yöntemleri tartışmalı Alie ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kadın cinayetlerinin engellenmesine yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak bir çalışma içinde olduklarını açıkladı.
Bakanlık, kadınlara şiddet uygulayan erkeklere, şiddete başvurmamaları için uyguladıkları yöntemleri de açıkladı: “Öfke kontrolü, stresle başa çıkma, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık sağlayarak tutum ve davranış değiştirmeyi hedefleyen eğitim ve rehabilitasyon programlarına yönlendirme, Alkol, uyuşturucu, uçucu veya uyarıcı madde bağımlılığının ya da ruhsal bozukluğunun olması halinde, bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi için yönlendirme, meslek edindirme kurslarına yönlendirme yapılmaktadır.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, bakanlığa kadın cinayetleri ve aile içi şiddetin nedenlerine ilişkin soru önergesi vermişti. Bu önergeyi yanıtlayan bakanlık, cevap metnine Türkiye’de kadın cinayetlerinin sebeplerine yönelik doğrudan yapılmış resmi bir araştırma bulunmadığı itirafıyla başladı.
Bakanlık, çok sayıda gerekçe saydığı metinde şöyle dedi: “Türkiye’de kadın cinayetlerinin sebeplerine yönelik doğrudan yapılmış resmi bir araştırma bulunmamakla birlikte, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan ‘Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’ tarafından hazırlanan rapora göre çok boyutlu bir sorun olan kadına yönelik şiddet, literatürde farklı disiplinlerce yapılan analizler sonucunda yoksulluk, işsizlik, göç ve (çarpık) kentleşme gibi olgularla ilişkilendirilmektedir.”
Açıklamada, kadına şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle hiçbir biçimde ilişkilendirilmemesi dikkat çekti.
Açıklama şöyle devam etti: “Toplumsal yapıya dayalı faktörlerin yanı sıra kadınların erkeklere ekonomik olarak bağımlı olmaları, kadınların kaynaklara erişiminin yetersiz olması, eğitim imkanlarına erişimde karşılaşılan sorunlar, kayıt dışı ve/veya düşük ücretli/prestijli işlerde istihdam veya istihdam imkanlarının sınırlılığı, yoksulluk, işsizlik kadına yönelik şiddetin ekonomik nedenleri ve risk faktörlerini oluşturmaktadır.”
Bakanlık, çocuklukta aile içi şiddet öyküsünün olmasının şiddetin uygulanmasında da önemli bir etken olduğunu vurgulayarak,“Buna göre çocukluğunda şiddete maruz kalmış ya da annelerine şiddet uygulandığına tanık olmuş erkeklerin yetişkin olduklarında, şiddet uygulama ihtimali genellikle yüksektir” dedi.
Bakanlık, Türkiye genelinde 2013, 2014 yılları ve 2015 yılının ilk altı ayında her yıl daha fazla kadın cinayeti gerçekleştiğini de kaydetti.
Bakanlık hem Jandarma Genel Komutanlığı hem de Emniyet Genel Müdürlüğü verilerini paylaştı. Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre ölen kadın sayısı 2013’te 62, 2014’te 61, 2015’in ilk altı ayında ise 52.
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre ise 2013’te ölen kadın sayısı 113, 2014’te 133, 2015’in Ocak-Haziran döneminde 59. Bu verilere göre 2013’te öldürülen kadın sayısı 175, 2014’te 194, 2015’in ilk altı ayında ise 112.
Bakanlık, ilginç bir bilgiyi daha paylaştı. Kadına şiddetle mücadelede yöntemleri tartışmalı Alie ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kadın cinayetlerinin engellenmesine yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak bir çalışma içinde olduklarını açıkladı.
Bakanlık, kadınlara şiddet uygulayan erkeklere, şiddete başvurmamaları için uyguladıkları yöntemleri de açıkladı: “Öfke kontrolü, stresle başa çıkma, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık sağlayarak tutum ve davranış değiştirmeyi hedefleyen eğitim ve rehabilitasyon programlarına yönlendirme, Alkol, uyuşturucu, uçucu veya uyarıcı madde bağımlılığının ya da ruhsal bozukluğunun olması halinde, bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi için yönlendirme, meslek edindirme kurslarına yönlendirme yapılmaktadır.”