CHP'nin önceliği 'darbe yasaları'

CHP'nin önceliği 'darbe yasaları'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

30 Aralık’ta Davutoğlu ile yaptığı anayasa görüşmesine değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye’de öncelikle değişmesi gerekenin darbe yasaları olduğunu ve Davutoğlu’nun da kendisine hak verdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

Başkanlıkla ilgili bir açıklama yaparsa onu sizlerle paylaşacağım' demiştim. Başkanlıkla ilgili hiçbir ayrıntı vermedi. Biz parlamenter sistemin nasıl olması gerektiğini bütün ayrıntılarıyla anlattık. O da başkanlıkla ilgili bir çalışma yapacaklarını ifade etti.

Zaman zaman kamuoyundan bize eleştiri geliyor, hiç kimse şunu unutmasın. CHP demokrasiden ve insan haklarından yanadır. Hiçbir darbe yasasını savunmaz ve asla da savunmamıştır.

Ben şu soruyu sordum Sayın Davutoğlu’na, 'Bu anayasada sizin görev yapmanızı engelleyen bir hüküm var mı?' 'Yok' dediler. 'Peki parlamenter sistem çalışmıyor diyorsunuz, ben size darbe anayasasından örnekler vereceğim' dedim ve verdim.

Anayasaya göre herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve yürüyüş hakkına sahiptir. Fakat şimdi iki kişi bile yan yana yürüyemez hale geldi, bu anayasadan mı kaynaklanıyor? Bunu yapan ne? Anayasa değil, darbe hukuku dediğimiz yasalar. O yasalar değişmedikçe Türkiye’ye demokrasi gelmez.

Sayın Davutoğlu dedi ki ‘Haklısınız’. Bize bir söz de verdi, 12 Eylül hukukunu tarayacağız dedi. Değişmesi konusunda biz CHP olarak bütün bunları tespit ettik, daha önce verdiğimiz kanun tekliflerimizi arzu ederseniz istediğiniz kişiye gönderelim. Bizim ne kadar samimi olduğumu bilsinler diye. Şimdi onlar da bir darbe hukuku araştırması yapacaklar.

CHP Genel Başkanı, 70 ilden gençlerin IŞİD’e katıldığını belirtti; ‘Müslümanlık adına masum insanları öldüren gençleri’ engellemek ve Müslümanlığı anlatmak için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeterince çalışmadığını, sorgulanması gerektiğini dile getirdi:

“70 ilden IŞİD’e katılan gençlerimiz var. Bu atmosferi kim yarattı? Kim yönetiyor bu ülkeyi? Bu soruları sormazsak demokrasiye katkıda bulunamayız.

Bir inanç uğruna Müslümanlık adına camiyi bombalıyorsun, türbeyi bombalıyorsun, canlı bomba oluyorsun, masum insanları öldürüyorsun ve kendini Müslüman olarak tanımlıyorsun. Bizim öğrendiğimiz Müslümanlıkta bu yok. Peki Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor? Biz kendi ülkemize Müslümanlığı anlatamamışsak kime anlatacağız?”

Kılıçdaroğlu, 2016 itibariyle 1300 TL olan asgari ücretleri de ilk kez miting meydanlarında CHP’nin dile getirdiğini söyledi:

“Asgari ücretliler şunu sormalı, ben 1300 TL’yi nasıl aldım? 1300 TL’yi ilk kim dile getirdi? 13 yıldır sen onların aklında bile yoktun. Seni hiç hatırlamadılar bile. 900 TL net asgari ücreti de benden öğrendiler. Bu Ankara’daki beylerin çocukları senin gibi yaşamıyorlar. Sen de oturup sorgulayacaksın, kim beni düşündü, haklarımı kim savundu?”

Güneydoğu’daki sokağa çıkma yasaklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, yasakların hukuki temelini sordu. Sorunun meclis gündemine getirilmesi gerektiğini tekrarladı:

“2002’de iktidara geldiklerinde terör diye bir şey yoktu. 2006’da Türkiye yangın yeriydi. Kabahat PKK’da diyecekler, bizi kandırdı diyorlar. Kandırılan bir hükümetten bu ülkeye hayır gelmez. Bu sorunu çözmek istiyorsan adres İmralı değil, adres TBMM dedim. Şehirler, iller, ilçeler silah deposu haline dönüştürülürken sen neredeydin, bu ülkeyi kim yönetiyordu? Ağır silahlar şehrin göbeğine konuşlandırılmış vaziyette. Böyle bir ortamda faturayı masum vatandaş ödüyor.

Bu sorun için de bir araya gelmeliyiz, nasıl çözüleceği üzerine kafa yormalıyız. Bırakın PKK belasını bir de önümüze IŞİD belasını getirdiniz.

Sorunu meclise getirmek de yetmez. Bir; bu sorunu çözmek için samimi ve dürüst olacaksınız. İki; gizli kişisel bir ajandanız olmayacak. Üç; millete hesabını vermediğin vaatlerin altına girmeyeceksin. Dört; millete bilgi vereceksin.”

Kılıçdaroğlu, Güneydoğu'daki olaylardan yüz binlerce insanın etkilendiğini söyledi ve 'ülkeyi yönetenler hesap vermek zorunda' dedi:

"Sokağa çıkma yasaklarından 1 milyon 300 bin kişi etkilendi. 200 bin kişi mülteci durumuna düştü. 783 kamu kurumu ağır hasar gördü. Hastane de var okul da var. 19 okul yakıldı. 7 bin kişi uğradığı zarar nedeniyle valiliğe başvurup yardım istedi. 151 sivil vatandaş hayatını kaybetti, 193 güvenlik görevlisi şehit oldu. Bütün bunların sorumlusu kim? Ülkeyi yönetenlerdir. Ülkeyi yönetenler bunun hesabını vermek zorundadır."

Üst Geniş Reklam

06-01-2016 09:43 Kategori: Siyaset

CHP'nin önceliği 'darbe yasaları'

CHP'nin önceliği 'darbe yasaları'
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu."

30 Aralık’ta Davutoğlu ile yaptığı anayasa görüşmesine değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye’de öncelikle değişmesi gerekenin darbe yasaları olduğunu ve Davutoğlu’nun da kendisine hak verdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

Başkanlıkla ilgili bir açıklama yaparsa onu sizlerle paylaşacağım' demiştim. Başkanlıkla ilgili hiçbir ayrıntı vermedi. Biz parlamenter sistemin nasıl olması gerektiğini bütün ayrıntılarıyla anlattık. O da başkanlıkla ilgili bir çalışma yapacaklarını ifade etti.

Zaman zaman kamuoyundan bize eleştiri geliyor, hiç kimse şunu unutmasın. CHP demokrasiden ve insan haklarından yanadır. Hiçbir darbe yasasını savunmaz ve asla da savunmamıştır.

Ben şu soruyu sordum Sayın Davutoğlu’na, 'Bu anayasada sizin görev yapmanızı engelleyen bir hüküm var mı?' 'Yok' dediler. 'Peki parlamenter sistem çalışmıyor diyorsunuz, ben size darbe anayasasından örnekler vereceğim' dedim ve verdim.

Anayasaya göre herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve yürüyüş hakkına sahiptir. Fakat şimdi iki kişi bile yan yana yürüyemez hale geldi, bu anayasadan mı kaynaklanıyor? Bunu yapan ne? Anayasa değil, darbe hukuku dediğimiz yasalar. O yasalar değişmedikçe Türkiye’ye demokrasi gelmez.

Sayın Davutoğlu dedi ki ‘Haklısınız’. Bize bir söz de verdi, 12 Eylül hukukunu tarayacağız dedi. Değişmesi konusunda biz CHP olarak bütün bunları tespit ettik, daha önce verdiğimiz kanun tekliflerimizi arzu ederseniz istediğiniz kişiye gönderelim. Bizim ne kadar samimi olduğumu bilsinler diye. Şimdi onlar da bir darbe hukuku araştırması yapacaklar.

CHP Genel Başkanı, 70 ilden gençlerin IŞİD’e katıldığını belirtti; ‘Müslümanlık adına masum insanları öldüren gençleri’ engellemek ve Müslümanlığı anlatmak için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeterince çalışmadığını, sorgulanması gerektiğini dile getirdi:

“70 ilden IŞİD’e katılan gençlerimiz var. Bu atmosferi kim yarattı? Kim yönetiyor bu ülkeyi? Bu soruları sormazsak demokrasiye katkıda bulunamayız.

Bir inanç uğruna Müslümanlık adına camiyi bombalıyorsun, türbeyi bombalıyorsun, canlı bomba oluyorsun, masum insanları öldürüyorsun ve kendini Müslüman olarak tanımlıyorsun. Bizim öğrendiğimiz Müslümanlıkta bu yok. Peki Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor? Biz kendi ülkemize Müslümanlığı anlatamamışsak kime anlatacağız?”

Kılıçdaroğlu, 2016 itibariyle 1300 TL olan asgari ücretleri de ilk kez miting meydanlarında CHP’nin dile getirdiğini söyledi:

“Asgari ücretliler şunu sormalı, ben 1300 TL’yi nasıl aldım? 1300 TL’yi ilk kim dile getirdi? 13 yıldır sen onların aklında bile yoktun. Seni hiç hatırlamadılar bile. 900 TL net asgari ücreti de benden öğrendiler. Bu Ankara’daki beylerin çocukları senin gibi yaşamıyorlar. Sen de oturup sorgulayacaksın, kim beni düşündü, haklarımı kim savundu?”

Güneydoğu’daki sokağa çıkma yasaklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, yasakların hukuki temelini sordu. Sorunun meclis gündemine getirilmesi gerektiğini tekrarladı:

“2002’de iktidara geldiklerinde terör diye bir şey yoktu. 2006’da Türkiye yangın yeriydi. Kabahat PKK’da diyecekler, bizi kandırdı diyorlar. Kandırılan bir hükümetten bu ülkeye hayır gelmez. Bu sorunu çözmek istiyorsan adres İmralı değil, adres TBMM dedim. Şehirler, iller, ilçeler silah deposu haline dönüştürülürken sen neredeydin, bu ülkeyi kim yönetiyordu? Ağır silahlar şehrin göbeğine konuşlandırılmış vaziyette. Böyle bir ortamda faturayı masum vatandaş ödüyor.

Bu sorun için de bir araya gelmeliyiz, nasıl çözüleceği üzerine kafa yormalıyız. Bırakın PKK belasını bir de önümüze IŞİD belasını getirdiniz.

Sorunu meclise getirmek de yetmez. Bir; bu sorunu çözmek için samimi ve dürüst olacaksınız. İki; gizli kişisel bir ajandanız olmayacak. Üç; millete hesabını vermediğin vaatlerin altına girmeyeceksin. Dört; millete bilgi vereceksin.”

Kılıçdaroğlu, Güneydoğu'daki olaylardan yüz binlerce insanın etkilendiğini söyledi ve 'ülkeyi yönetenler hesap vermek zorunda' dedi:

"Sokağa çıkma yasaklarından 1 milyon 300 bin kişi etkilendi. 200 bin kişi mülteci durumuna düştü. 783 kamu kurumu ağır hasar gördü. Hastane de var okul da var. 19 okul yakıldı. 7 bin kişi uğradığı zarar nedeniyle valiliğe başvurup yardım istedi. 151 sivil vatandaş hayatını kaybetti, 193 güvenlik görevlisi şehit oldu. Bütün bunların sorumlusu kim? Ülkeyi yönetenlerdir. Ülkeyi yönetenler bunun hesabını vermek zorundadır."



Kaynak: Haberdar
Bu haber 69 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER Siyaset HABERLERİ
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU

E-BÜLTEN ABONELİĞİ