Davutoğlu: "Ortada problem var..."

Davutoğlu:
Başbakan Ahmet Davutoğlu, başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin olarak, "Parlamenter sistem mi, başkanlık sistemi mi tercihini ortaya koyamamış bir sistem var. Ortada problem var. Bu problemi yaşıyorum. Mesele Sayın Cumhurbaşkanızın yetkisi meselesi değil. Başbakan ile cumhurbaşkanı arasında problem çıkarmaya yönelik bir sistem var" dedi.

Başbakan Davutoğlu TRTTürk'te canlı yayında soruları cevapladı.

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

1 Kasım akşamı rahattım çünkü görevimi yapmıştım. Bize destek veren milletimize bir kez daha şükran borçluyum. Yanlış bir adım atmış olsaydık 1 Kasım'da başarıyı elde edemezdik. 

Biz aslında 1 Kasım seçimini 7 Haziran akşamı kazandık. Genel olarak 13 yıllık iktidarın ardından 7 Haziran'dan zafer konuşması yapmak kolaydır dedim. Esas konuşmam 7 Haziran akşamı yapmış olduğum konuşmamdı. Milletimize dönüp mesajınızı aldık dedim.

Hep anayasal meşruiyet içerisinde kaldık. 7 Haziran'da millet bize aynı zamanda kendinize çeki düzen verin demişti, o anlamda da kongreye gittik. Kongrede eğer partimizin birliğini bütünlüğünü koruyamamış olsaydık istemediğimiz bir sonuçla karşı karşıya kalabilirdik. Parti içinde de istişarelere devam ettik. 

"Biz nerede hata yaptık, diye düşünsünler"

20 Temmuz da kritik eşikti. Suruç saldırısında biz gerekli tepkiyi vermemiş olsaydık. Terörle mücadeleyi başlatmamış olsaydık, daha sonra DEAŞ ve PKK'ya yakın unsurlar Türkiye'yi kaosa sürükleyebilirlerdi. Şu ana kadar terörle mücadelede mükemmel bir gelişme sergiledik. 

Ankara saldırısının ardından da yasımızı tuttuk. İlkeli ve ahlaki bir tutumun içinde olduk. Burada katkıda olan parti yönetimine teşekkürü bir borç bilirim. 

Korku siyasetini egemen kılmak isteyenler DAEŞ ve PKK gibi terör örgütünü kullananlardır. Korku siyasetini egemen kılmak isteyenlerle mücadele ettiğimiz için Doğu ve Güneydoğu'da oylarımız arttı. Son derece açık ve net bir zafer kazandık. Kimse bu zaferin üstünü örtmeye kalkmasın. Muhalefet partilerine tavsiyem 'biz nerede hata yaptk' diye düşünsünler.

"Önümüzdeki dönemde hedefim her kesimle konuşarak tansiyonu düşürmek"

Seçimleri izlmeye gelen hiçbir gözlemcinin raporunda seçimlerin adil olmadığına dair bilgi yok. Türkiye'de seçimlerin adil olmadığına dair tek bir ölçü gösteremezler. Türkiye'de seçimlerin üzerinden kimse spekülasyon yapmaya kalkmasın.

Diğer partiler dalgalanma içindeyken AK Parti yoluna devam ediyor. Türkiye'de kutuplaşmadan uzlaşarak, sevgi tohumları ekerek tekrar kader birliği içerisinde olmalıyız. Önümüzde kemiksiz dört yıllık bir süreç var.  Önümüzdeki dönemde hedefim her kesimle konuşarak tansiyonu düşürmek.

"Hayır oyu verdiğim 12 Eylül Anayasası'nı içime sindiremiyorum"

Orta ve uzun vadede yapısal reform süreci başlatacağız. İlan ettiğimiz tüm projelerin takvimlendirilmesini yapacağız. Hükümet kurulmasından kısa bir süre sonra hükümet programını açıklayacağız.  Yargı bir reform sürecinden geçmek zorunda.  Kimse kendi geleceği ile ilgili kaygı duymamalı. Hayır oyu verdiğim 12 Eylül Anayasası'nı içime sindiremiyorum.

Muhalefet liderlerine çağrı 

Hükümeti kurduktan sonra Yeni Anayasa da dahil bütün konuları görüşmek üzere muhalefet liderleriyle görüşmek istiyorum.  Hiç kimsenin siyaset kurumunun alanına girmesine izin vermeyeceğiz. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ounusunda hepimizin aynı hassasiyeti göstermesi lazım.

"Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında problem çıkarmaya yönelik bir sistem var"

94 yılında yayınlanan kitabımda "Medeniyet Dönüşümü", mekanizma değişebilir, önemli olan değerlidir diyordum. O kitapta bunu ele aldım. Başkanlık sistemi mekanizmadı. Önemli olan siyasi felsefedir. Mekanizmalar dönemlere uygun veya aykırı düşebilir. Özgürlükçü bir anayasa olmalı, güçler ayrılığına dayanmalı, evrensel değerlere uyumlu olmalı. Bunun içini dolduralım, sonra siyasal sistemi tekrar konuşalım. Anayasayı salt başkanlık sistemi olarak göstermek sakıncalıdır. 12 Eylül bir darbe anayasası olması itibariyle, 'bunlar  her an hata yapabilir, denetlenmeli' deniliyor. Milli iradeyi sınırlayan bir anayasa. Evren gibi bir cumhurbaşkanı düşünüldüğünde bir mantığı var bu sistemin. Ama Özal, Demirel ve daha daha Sayın Cumhurbaşkanımız görev aldığında bazı sıkıntılar yaşanmış. Parlamenter sistem mi, başkanlık sistemi mi tercihini ortaya koyamamış bir sistem var. Ortada problem var. Bu problemi yaşıyorum. Mesele Sayın Cumhurbaşkanızın yetkisi meselesi değil. Başbakan ile cumhurbaşkanı arasında problem çıkarmaya yönelik bir sistem var. 

Üst Geniş Reklam

10-11-2015 13:30 Kategori: Siyaset

Davutoğlu: "Ortada problem var..."

Davutoğlu:
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"Başbakan Ahmet Davutoğlu, başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin olarak, "Parlamenter sistem mi, başkanlık sistemi mi tercihini ortaya koyamamış bir sistem var. Ortada problem var. Bu problemi yaşıyorum. Mesele Sayın Cumhurbaşkanızın yetkisi meselesi değil. Başbakan ile cumhurbaşkanı arasında problem çıkarmaya yönelik bir sistem var" dedi."

Başbakan Davutoğlu TRTTürk'te canlı yayında soruları cevapladı.

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

1 Kasım akşamı rahattım çünkü görevimi yapmıştım. Bize destek veren milletimize bir kez daha şükran borçluyum. Yanlış bir adım atmış olsaydık 1 Kasım'da başarıyı elde edemezdik. 

Biz aslında 1 Kasım seçimini 7 Haziran akşamı kazandık. Genel olarak 13 yıllık iktidarın ardından 7 Haziran'dan zafer konuşması yapmak kolaydır dedim. Esas konuşmam 7 Haziran akşamı yapmış olduğum konuşmamdı. Milletimize dönüp mesajınızı aldık dedim.

Hep anayasal meşruiyet içerisinde kaldık. 7 Haziran'da millet bize aynı zamanda kendinize çeki düzen verin demişti, o anlamda da kongreye gittik. Kongrede eğer partimizin birliğini bütünlüğünü koruyamamış olsaydık istemediğimiz bir sonuçla karşı karşıya kalabilirdik. Parti içinde de istişarelere devam ettik. 

"Biz nerede hata yaptık, diye düşünsünler"

20 Temmuz da kritik eşikti. Suruç saldırısında biz gerekli tepkiyi vermemiş olsaydık. Terörle mücadeleyi başlatmamış olsaydık, daha sonra DEAŞ ve PKK'ya yakın unsurlar Türkiye'yi kaosa sürükleyebilirlerdi. Şu ana kadar terörle mücadelede mükemmel bir gelişme sergiledik. 

Ankara saldırısının ardından da yasımızı tuttuk. İlkeli ve ahlaki bir tutumun içinde olduk. Burada katkıda olan parti yönetimine teşekkürü bir borç bilirim. 

Korku siyasetini egemen kılmak isteyenler DAEŞ ve PKK gibi terör örgütünü kullananlardır. Korku siyasetini egemen kılmak isteyenlerle mücadele ettiğimiz için Doğu ve Güneydoğu'da oylarımız arttı. Son derece açık ve net bir zafer kazandık. Kimse bu zaferin üstünü örtmeye kalkmasın. Muhalefet partilerine tavsiyem 'biz nerede hata yaptk' diye düşünsünler.

"Önümüzdeki dönemde hedefim her kesimle konuşarak tansiyonu düşürmek"

Seçimleri izlmeye gelen hiçbir gözlemcinin raporunda seçimlerin adil olmadığına dair bilgi yok. Türkiye'de seçimlerin adil olmadığına dair tek bir ölçü gösteremezler. Türkiye'de seçimlerin üzerinden kimse spekülasyon yapmaya kalkmasın.

Diğer partiler dalgalanma içindeyken AK Parti yoluna devam ediyor. Türkiye'de kutuplaşmadan uzlaşarak, sevgi tohumları ekerek tekrar kader birliği içerisinde olmalıyız. Önümüzde kemiksiz dört yıllık bir süreç var.  Önümüzdeki dönemde hedefim her kesimle konuşarak tansiyonu düşürmek.

"Hayır oyu verdiğim 12 Eylül Anayasası'nı içime sindiremiyorum"

Orta ve uzun vadede yapısal reform süreci başlatacağız. İlan ettiğimiz tüm projelerin takvimlendirilmesini yapacağız. Hükümet kurulmasından kısa bir süre sonra hükümet programını açıklayacağız.  Yargı bir reform sürecinden geçmek zorunda.  Kimse kendi geleceği ile ilgili kaygı duymamalı. Hayır oyu verdiğim 12 Eylül Anayasası'nı içime sindiremiyorum.

Muhalefet liderlerine çağrı 

Hükümeti kurduktan sonra Yeni Anayasa da dahil bütün konuları görüşmek üzere muhalefet liderleriyle görüşmek istiyorum.  Hiç kimsenin siyaset kurumunun alanına girmesine izin vermeyeceğiz. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ounusunda hepimizin aynı hassasiyeti göstermesi lazım.

"Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında problem çıkarmaya yönelik bir sistem var"

94 yılında yayınlanan kitabımda "Medeniyet Dönüşümü", mekanizma değişebilir, önemli olan değerlidir diyordum. O kitapta bunu ele aldım. Başkanlık sistemi mekanizmadı. Önemli olan siyasi felsefedir. Mekanizmalar dönemlere uygun veya aykırı düşebilir. Özgürlükçü bir anayasa olmalı, güçler ayrılığına dayanmalı, evrensel değerlere uyumlu olmalı. Bunun içini dolduralım, sonra siyasal sistemi tekrar konuşalım. Anayasayı salt başkanlık sistemi olarak göstermek sakıncalıdır. 12 Eylül bir darbe anayasası olması itibariyle, 'bunlar  her an hata yapabilir, denetlenmeli' deniliyor. Milli iradeyi sınırlayan bir anayasa. Evren gibi bir cumhurbaşkanı düşünüldüğünde bir mantığı var bu sistemin. Ama Özal, Demirel ve daha daha Sayın Cumhurbaşkanımız görev aldığında bazı sıkıntılar yaşanmış. Parlamenter sistem mi, başkanlık sistemi mi tercihini ortaya koyamamış bir sistem var. Ortada problem var. Bu problemi yaşıyorum. Mesele Sayın Cumhurbaşkanızın yetkisi meselesi değil. Başbakan ile cumhurbaşkanı arasında problem çıkarmaya yönelik bir sistem var. 



Bu haber 86 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER Siyaset HABERLERİ
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU

E-BÜLTEN ABONELİĞİ